Borsa İstanbul’da Haftaya Satış Dalgasıyla Başlangıç Bankacılık Düşüşte Enerji Sektörü Ayrıştı
Borsa İstanbul’da haftanın ilk işlem gününde açılış işlemleri, küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve zayıflayan risk iştahının etkisiyle satış ağırlıklı bir görünüm sergilerken, BIST 100 endeksi yüzde 0,86 oranında değer kaybederek 14.462 puan seviyesine gerilemiş ve güne belirgin şekilde zayıf bir başlangıç yapmıştır. Bu tablo, yalnızca açılışa özgü bir hareketten ziyade yatırımcı davranışlarında daha temkinli ve korumacı bir yaklaşımın öne çıktığını göstermektedir.
Endekste görülen bu geri çekilmenin temelinde, önceki haftalarda kaydedilen güçlü yükselişlerin ardından gelen kâr satışları ve yatırımcıların mevcut belirsizlik ortamında risklerini azaltma eğilimi yer almaktadır. Özellikle kısa vadeli pozisyon taşıyan yatırımcıların elde ettikleri kazançları realize etmeye yönelmesi, satış baskısının açılış itibarıyla hız kazanmasına neden olmuştur.
Hafta sonu yaşanan gelişmelerde ABD ile İran arasında artan gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik, küresel piyasalarda risk algısını olumsuz etkileyerek yatırımcıların güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşımıştır. Bu durum, piyasalarda riskten kaçış eğiliminin güçlenmesine ve daha temkinli bir yatırım ortamının oluşmasına zemin hazırlamıştır.
Bu gelişmeler yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden olurken, özellikle gelişmekte olan piyasalarda satış baskısının artmasına yol açmış ve Borsa İstanbul’un da bu genel eğilimden doğrudan etkilendiği görülmüştür. Küresel ölçekte risk iştahındaki zayıflama, yerel piyasalardaki fiyat hareketlerini de belirgin şekilde etkilemiştir.
Bankacılık hisselerinde yoğunlaşan satışlar dikkat çekerken, bankacılık endeksi yüzde 2’nin üzerinde değer kaybederek düşüşte belirleyici bir rol oynamıştır. Bankacılık sektörünün endeks içerisindeki yüksek ağırlığı göz önüne alındığında, bu gruptaki satışların endeks genelindeki aşağı yönlü hareketi hızlandırdığı açıkça görülmektedir.
Enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş ise petrol ve kimya sektörlerinde sınırlı da olsa pozitif bir ayrışma yaratmış ve bu sektörlerdeki hisselerin genel piyasa eğilimine kıyasla daha dirençli kalmasına katkı sağlamıştır. Enerji maliyetlerindeki artışın bu sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin gelir beklentilerini desteklemesi, yatırımcıların bu alanlara yönelmesine neden olmuştur.
Endeks açılış sonrası işlemlerde de negatif seyrini sürdürürken, satışların yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmayarak genele yayıldığı ve piyasa genelinde zayıf bir görünümün hâkim olduğu görülmüştür. Bu durum, yatırımcıların geniş çaplı bir risk azaltma sürecine girdiğini göstermektedir.
Sektör bazında incelendiğinde aracı kurum hisselerinin haftaya en sert düşüşle başlayan grup olduğu görülürken, bu sektördeki kayıpların dikkat çekici seviyelere ulaştığı gözlemlenmiştir. Aracı kurumları KOBİ ve madencilik sektörleri takip ederken, bu alanlarda da satış baskısının belirgin şekilde hissedildiği görülmüştür.
Buna karşılık piyasa genelindeki satış baskısına rağmen petrokimya, tekstil, sigorta ve teknoloji sektörleri sınırlı da olsa yükseliş kaydederek piyasa genelinden pozitif ayrışmayı başarmıştır. Bu durum, yatırımcıların daha seçici hareket ederek belirli sektörlerde fırsat arayışını sürdürdüğünü ortaya koymaktadır.
BIST 100 içerisinde EFOR, KLRHO, GSRAY, RALYH ve TUPRS hisseleri en çok yükselenler arasında yer alırken, bu hisselerin piyasa genelindeki zayıf seyre rağmen göreli olarak güçlü bir performans sergilediği dikkat çekmiştir. Bu yükselişler, sınırlı da olsa alım iştahının tamamen ortadan kalkmadığını göstermektedir.
Güne en çok düşüşle başlayan hisseler arasında FENER, SARKY, PSGYO, ZOREN ve TRALT bulunurken, bu hisselerde satış baskısının daha yoğun hissedildiği ve yatırımcıların bu varlıklardan çıkış eğiliminin arttığı gözlemlenmiştir.
Piyasa genelinde ANELE, ZGYO ve KTSKR en çok yükselen hisseler olarak öne çıkarken, SVGYO, TERA ve FENER en çok düşen hisseler arasında yer almış ve bu durum piyasa içindeki dalgalanmanın boyutunu açıkça ortaya koymuştur.
Döviz piyasasında dolar/TL kuru 44,87 seviyesinde yatay bir seyir izlerken, euro/TL kurunun sınırlı artışla 52,82 seviyesine yükseldiği görülmüş ve kur tarafında hisse senedi piyasasına kıyasla daha dengeli bir görünümün hâkim olduğu anlaşılmıştır.
Altın fiyatlarında ise küresel gelişmelerin etkisiyle düşüş görülmüş ve gram altın yüzde 0,75 oranında değer kaybederek 6.916 TL seviyesine gerilemiştir. Bu durum, küresel emtia piyasalarındaki fiyat hareketlerinin yurt içi piyasalara doğrudan yansıdığını göstermektedir.
Küresel piyasalara bakıldığında Asya borsalarının genel olarak pozitif bir görünüm sergilediği görülürken, Avrupa ve ABD vadeli endekslerinde düşüşlerin devam etmesi risk iştahındaki zayıflığın sürdüğüne işaret etmektedir. Bu tablo, Borsa İstanbul üzerindeki baskının yalnızca yerel değil aynı zamanda küresel faktörlerden de kaynaklandığını ortaya koymaktadır.
Yatırımcılar teknik olarak 14.400 puan seviyesini önemli bir destek noktası olarak izlemeye devam ederken, bu seviyenin korunup korunamayacağı piyasanın kısa vadeli yönü açısından kritik bir eşik olarak değerlendirilmektedir.
Önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmelerin seyri, özellikle Orta Doğu’daki gerilimin nasıl evrileceği, enerji fiyatlarındaki hareketlilik ve küresel piyasalardaki risk iştahının yönü, Borsa İstanbul’un performansı üzerinde belirleyici olmaya devam ederken, bu unsurların yatırımcı kararları üzerinde doğrudan etkili olmayı sürdüreceği öngörülmektedir.




