HES'ler Türkiye'nin Enerji Arz Güvenliğinde Kilit Rol Üstleniyor

07 Mayıs 202614:16
HES'ler Türkiye'nin Enerji Arz Güvenliğinde Kilit Rol Üstleniyor

Türkiye’nin toplam elektrik kurulu gücü 125 bin 78 megavat seviyesine ulaştı. Enerji üretiminde en büyük payı 32 bin 334 megavatlık kapasiteyle hidroelektrik santralleri aldı. Verilere göre hidroelektrik santralleri toplam kurulu gücün yüzde 25,9’unu oluştururken, güneş enerjisi yüzde 21,2 ile ikinci sırada yer aldı. Doğal gaz santrallerinin payı yüzde 19,8 olurken, kömür yüzde 17,6, rüzgar enerjisi yüzde 12, jeotermal enerji yüzde 1,4 ve diğer kaynaklar yüzde 2,1 seviyesinde gerçekleşti.

Güneş Santralleri Sayıda İlk Sırada Yer Aldı

Türkiye genelindeki elektrik üretim tesisi sayısı lisanssız santraller dahil 42 bin 35’e yükseldi. Bu tesislerin büyük bölümünü 39 bin 951 adetle güneş enerji santralleri oluşturdu. Hidroelektrik santralleri ise 776 tesisle sayı bakımından daha sınırlı kalmasına rağmen, sistem içindeki yüksek kapasitesi ve üretim gücüyle öne çıktı. Uzmanlar, güneş enerjisi yatırımlarındaki hızlı artışın Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümünü hızlandırdığını değerlendiriyor.

HES’ler Enerji Güvenliğinde Kritik Rol Üstleniyor

Enerji sektöründe yapılan değerlendirmelere göre, özellikle yağışlı dönemlerde hidroelektrik üretimindeki artış doğal gaz kullanımını önemli ölçüde ikame ediyor. Bu durumun enerji ithalatını azaltarak küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların Türkiye ekonomisine etkisini sınırladığı ifade ediliyor.

Uzmanlar, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde hidroelektrik santrallerinin yalnızca yenilenebilir enerji kaynağı değil; aynı zamanda arz güvenliği, maliyet yönetimi ve sistem esnekliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirtiyor.

“Her Bir Megavat HES, Doğal Gaz İthalatını Azaltıyor”

Elvan Tuğsuz Güven, hidroelektrik santrallerinin Türkiye’nin enerji bağımsızlığı açısından kritik rol oynadığını söyledi. Güven, Türkiye’de üretilen her beş birim elektriğin yaklaşık birinin HES’lerden sağlandığını belirterek, her bir megavatlık hidroelektrik üretiminin aynı miktarda doğal gaz kullanımını engellediğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı gibi jeopolitik risklerin enerji piyasalarında yarattığı kırılganlığa dikkat çeken Güven, HES’lerin dışa bağımlılığı azaltan önemli unsurlar arasında yer aldığını vurguladı.

HES’lerde Uzun Ömür ve Yüksek Esneklik Avantajı

Türkiye’nin hidroelektrik alanında uzun yıllara dayanan mühendislik ve üretim deneyimine sahip olduğunu belirten Güven, sektörün proje geliştirme, ekipman üretimi ve teknik altyapı açısından önemli kapasite oluşturduğunu söyledi.

Hidroelektrik santrallerinin uzun ömürlü yapısıyla diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından ayrıştığını ifade eden Güven, güneş santrallerinin ortalama 20 yıl, rüzgar santrallerinin ise yaklaşık 25 yıl kullanım ömrüne sahip olduğunu; HES’lerin ise uygun bakım ile 80 ila 100 yıl çalışabildiğini kaydetti.

Hidroelektrik, Yenilenebilir Enerjinin Dengeleyici Gücü Oluyor

Güven, güneş ve rüzgar enerjisindeki üretim dalgalanmalarının dengelenmesinde hidroelektrik santrallerinin kritik rol oynadığını belirtti.

Güneş ışığının azalması veya rüzgarın durması gibi durumlarda HES’lerin hızlı şekilde devreye girerek sistem güvenliğini desteklediğini ifade eden Güven, bu esnekliğin enerji arzı açısından büyük avantaj sağladığını söyledi.

Pompaj Depolamalı HES Yatırımları Öne Çıkıyor

Enerji sektöründe doğal gaz bağımlılığını daha fazla azaltmak amacıyla pompaj depolamalı hidroelektrik yatırımlarının artırılması gerektiği vurgulanıyor.

Elvan Tuğsuz Güven, bu sistemlerin suyun yeniden kullanılmasıyla kapalı devre enerji üretim modeli sunduğunu belirterek, düzenleyici çerçevenin ve finansal altyapının güçlendirilmesinin yatırımcı güveni açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.

İlgili Haberler