Jeopolitik Gerilimlerin Gölgesinde Türkiye Ekonomisi: ING’den Yeni Tahminler

16 Nisan 202610:11
Jeopolitik Gerilimlerin Gölgesinde Türkiye Ekonomisi: ING’den Yeni Tahminler

temkinli bir görünüm sergilediğini ortaya koyarken, özellikle bölgesel istikrarsızlıkların ekonomik göstergeler üzerindeki etkisinin giderek daha belirgin hale geldiğine dikkat çekiyor. Raporda, küresel enerji fiyatlarındaki oynaklık, ticaret yollarındaki riskler ve dış talepte gözlenen zayıflama sinyallerinin Türkiye ekonomisi üzerinde çok boyutlu baskı oluşturduğu ifade ediliyor.

Bu gelişmeler doğrultusunda enflasyon görünümünde yukarı yönlü risklerin güç kazandığı belirtilirken, enerji maliyetlerindeki artışın fiyatlama davranışları üzerindeki etkisinin daha net hissedildiği vurgulanıyor. ING analistleri, 2026 yılı için enflasyon tahminini %25,5’ten %27,5 seviyesine yükseltirken, özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki dalgalanmaların bu revizyonda belirleyici olduğu ifade ediliyor. Bu durumun, maliyet enflasyonunu tetikleyerek tüketici fiyatlarına yansımasının devam edeceği öngörülüyor.

Büyüme tarafında ise daha sınırlı ve dengeli bir genişleme beklentisi öne çıkıyor. İç talepteki yavaşlama, kredi koşullarındaki sıkılaşma ve dış talepteki belirsizlikler nedeniyle 2026 yılı büyüme tahmini %3,4’ten %3 seviyesine çekildi. Ekonomik aktivitenin daha kontrollü bir büyüme patikasına gireceği ifade edilirken, özellikle yatırım harcamaları ve ihracat performansının bu süreçte belirleyici olacağı belirtiliyor.

Para politikası tarafında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ihtiyatlı duruşunu koruması beklenirken, politika faizinin mevcut seviyelerde tutulabileceği ancak risklerin artması halinde ek sıkılaşma adımlarının gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Döviz kuru tarafında ise kontrollü bir seyir öngörülürken, Merkez Bankası’nın likidite yönetimi ve rezerv politikasıyla kur oynaklığını sınırlamaya devam edeceği ifade ediliyor.

Cari açık görünümünde ise enerji fiyatlarının belirleyici rolü dikkat çekiyor. Petrol fiyatlarındaki artışın dış denge üzerinde ek baskı oluşturabileceği belirtilirken, bu durumun rezerv dinamikleri üzerinde de etkili olabileceği vurgulanıyor. Genel değerlendirmede rapor, Türkiye ekonomisinin artan risklere rağmen kontrollü bir uyum süreci içerisinde ilerlediğini ortaya koyuyor.

İlgili Haberler