Jeopolitik riskler Türkiye ekonomisinde yeni baskılar yaratabilir

06 Mart 202616:52
Jeopolitik riskler Türkiye ekonomisinde yeni baskılar yaratabilir

Orta Doğu’da son dönemde artan askeri gerilim ve bölgesel çatışmalar küresel ekonomide belirsizlikleri artırırken, Türkiye ekonomisinin de bu gelişmelerden etkilenebileceği değerlendiriliyor. Uluslararası finans çevreleri tarafından hazırlanan analizlerde, jeopolitik risklerin özellikle enerji fiyatları ve küresel sermaye akımları üzerinden Türkiye ekonomisine yansıyabileceği ifade ediliyor. Artan gerilimin enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açması, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler açısından ek riskler yaratıyor.

Raporda enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisi için en kritik risklerden biri olduğuna dikkat çekiliyor. Enerji maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerini yükselterek sanayi ve ulaştırma sektörleri üzerinden fiyatlara yansıyabileceği belirtiliyor. Bu durumun enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabileceği ve enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırabileceği değerlendiriliyor.

Analistler mevcut gelişmelerin enflasyon beklentilerinde güncelleme ihtiyacı doğurduğunu ifade ediyor. Yeni tahminlere göre yıl sonu enflasyonunun yüzde 25 civarında gerçekleşmesi bekleniyor. Enerji fiyatlarının seyrinin ve küresel piyasalardaki gelişmelerin bu tahminler üzerinde belirleyici olabileceği de vurgulanıyor.

Raporda para politikasına ilişkin öngörülere de yer verildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın mart ayında politika faizini sabit tutacağı tahmin ediliyor. Faiz indirimi sürecinin ise yılın ilerleyen dönemlerinde kademeli olarak başlayabileceği ifade ediliyor. Analistler politika faizinin yıl sonunda yaklaşık yüzde 30 seviyesine gerileyebileceğini öngörüyor. Ancak bu sürecin küresel finansal koşullara, enflasyon görünümüne ve enerji fiyatlarının seyrine bağlı olarak değişebileceği belirtiliyor.

Enerji fiyatlarındaki artış Türkiye’nin cari işlemler dengesi üzerinde de baskı yaratabilir. Petrol fiyatlarında yaşanacak her 10 dolarlık artışın cari açığı milyarlarca dolar artırabileceği hesaplanıyor. Bu nedenle cari açık tahminlerinin yukarı yönlü revize edildiği ifade ediliyor. Yeni tahmine göre Türkiye’nin 2026 yılı cari işlemler açığının yaklaşık 32 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Öte yandan küresel risk iştahındaki düşüşün portföy yatırımlarını sınırlayabileceği ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarında dalgalanmalara yol açabileceği belirtiliyor. Uzmanlar jeopolitik risklerin yüksek seyretmesi halinde finansal piyasalarda oynaklığın artabileceğine dikkat çekiyor.


İlgili Haberler