TCMB Konut Fiyat Endeksi Raporu: Nominal Artışa Rağmen Reel Kayıp Dikkat Çekti

16 Nisan 202613:34
TCMB Konut Fiyat Endeksi Raporu: Nominal Artışa Rağmen Reel Kayıp Dikkat Çekti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan Mart 2026 Konut Fiyat Endeksi verileri, konut piyasasında yüzeyde güçlü görünen fiyat artışlarının reel bazda aynı etkiyi yaratmadığını ortaya koydu. Endeksin aylık bazda %2 artarak 219,7 seviyesine yükselmesi ve yıllık bazda %26,4 oranında artış göstermesi, nominal olarak fiyatların yükselmeye devam ettiğini gösterse de, enflasyon etkisi dikkate alındığında konut fiyatlarının reel olarak %3,4 oranında gerilemesi dikkat çekti.

Bu tablo, konutun yatırım aracı olarak sunduğu reel getirinin azaldığını ve piyasanın yeniden dengelenme sürecine girdiğini gösterirken, yatırımcıların alternatif varlıklara yönelme eğilimini artırabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Özellikle yüksek enflasyon ortamında fiyat artışlarının reel değere dönüşmemesi, konut piyasasında talep dinamiklerini yeniden şekillendirebilir.

Üç büyük şehirde fiyat artışlarının devam etmesi, büyükşehirlerde talebin hala canlı olduğunu gösterirken, Ankara’nın yıllık bazda %30’un üzerinde artış göstermesi dikkat çekici bir unsur olarak öne çıkıyor. İzmir’in aylık bazda en hızlı artışın yaşandığı şehir olması ise kısa vadeli fiyat hareketlerinin şehirler arasında farklılaştığını ortaya koyuyor.

Kira piyasasında ise satış fiyatlarının aksine güçlü bir yükseliş trendi dikkat çekiyor. Yeni kiracı kira endeksinin hem nominal hem de reel bazda artış göstermesi, kiralık konut talebinin yüksek seviyede kalmaya devam ettiğini ve fiyatların yukarı yönlü baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, konut piyasasında satış ve kira tarafı arasında belirgin bir ayrışmanın oluştuğunu gösteriyor.

Bölgesel bazda incelendiğinde ise konut fiyatlarının ve kira artışlarının farklı bölgelerde farklı hızlarda gerçekleştiği görülüyor. Bu durum, konut piyasasında yerel dinamiklerin ve bölgesel arz-talep dengesinin giderek daha belirleyici hale geldiğini ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde piyasa eğilimlerinin bu farklılıklar üzerinden şekillenebileceği değerlendiriliyor.

İlgili Haberler