Türkiye’de Enflasyon Görünümüne Yeni Uyarı: Enerji Maliyetleri ve Hizmet Fiyatları Risk Oluşturuyor Türkiye’de Enflasyon Görünümüne Yeni Uyarı: Enerji Maliyetleri ve Hizmet Fiyatları Risk Oluşturuyor
Türkiye’de açıklanan son enflasyon verileri fiyat artışlarının hız kesmekle birlikte halen güçlü bir baskı oluşturduğunu ortaya koyarken ekonomi çevrelerinde dezenflasyon sürecinin seyri üzerine yeni değerlendirmelerin yapılmasına neden oldu. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan Şubat ayı verilerine göre tüketici fiyat endeksi aylık bazda yüzde 2,96 artarken yıllık enflasyon oranı yüzde 31,5 seviyesine ulaştı. Ekonomistler söz konusu verilerin enflasyonda kademeli bir düşüş eğilimine işaret ettiğini ancak fiyat artış hızının hedeflenen seviyelere inmesi için daha uzun bir zamana ihtiyaç duyulabileceğini ifade ediyor. Analizlerde özellikle hizmet sektöründe devam eden yüksek fiyat artışlarının ve gıda fiyatlarındaki oynaklığın enflasyon görünümü üzerinde belirleyici rol oynadığı vurgulanıyor. Mevsimsellikten arındırılmış veriler incelendiğinde fiyat artış hızının aylık bazda yaklaşık yüzde 2,75 seviyesinde gerçekleştiği hesaplanıyor. Bu durum enflasyonun düşüş eğiliminin devam ettiğini ancak fiyat artışlarının henüz kalıcı şekilde düşük seviyelere yerleşmediğini gösteriyor. Şubat ayında enflasyonun yükselmesinde özellikle gıda fiyatlarının önemli bir rol oynadığı belirtiliyor. Ramazan ayına yaklaşılmasıyla birlikte tüketim talebinde yaşanan artışın gıda fiyatlarında yukarı yönlü hareketi desteklediği ifade ediliyor. Bununla birlikte hizmet sektöründe gözlenen fiyat artışlarının daha kalıcı bir karakter sergilediği ve enflasyonla mücadele sürecini zorlaştıran unsurlar arasında yer aldığı değerlendiriliyor. Ekonomistler hizmet enflasyonundaki katılığın fiyat istikrarı hedeflerine ulaşılmasını geciktirebileceğini belirtiyor. Küresel gelişmeler de Türkiye’nin enflasyon görünümü üzerinde etkili olabilecek faktörler arasında bulunuyor. Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği ifade ediliyor. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek yüzde 10’luk bir artışın tüketici fiyatlarına yaklaşık 1 ile 1,5 puan arasında ek yük getirebileceği hesaplanıyor. Bu durum enerji ithalatına bağımlı ekonomilerde maliyet baskısının daha uzun süre devam edebileceğine işaret ediyor. Para politikası tarafında ise merkez bankasının uyguladığı sıkı para politikası adımlarının enflasyon beklentilerini dengelemede önemli rol oynayabileceği belirtiliyor. Enerji fiyatlarındaki oynaklığın tüketiciye yansımasını azaltmak için eşel mobil benzeri mekanizmaların uygulanabileceği de değerlendiriliyor. Tüm bu gelişmelere rağmen yıl sonu için öngörülen yüzde 25 enflasyon tahmininin korunmaya devam ettiği ifade ediliyor.




