Ukrayna'nın Rusya Altyapı Saldırıları Gübre ve Petrol Tesislerini Etkiliyor
Rusya-Ukrayna çatışmasında kritik altyapılar hedef alınıyor. Ukrayna'nın insansız hava araçları, Rusya'nın önde gelen gübre üreticilerinden birine ait tesiste ve büyük bir petrol rafinerisinde hasar yarattı. Saldırıların, Rus ihracatçıları baskı altına alma stratejisinin parçası olduğu değerlendiriliyor, bu strateji emtia fiyatlarındaki yükselişi dikkate alıyor. Gübre tesisine bu ay içinde ikinci saldırı gerçekleşti. Vologda bölgesindeki Apatit JSC kompleksinde bir boru hattı hasar gördü ve daha sonra onarıldı. Bölge valisi hasarın sınırlı olduğunu belirtti, şirket yetkilileri yorum yapmadı.
Ukrayna, söz konusu tesisin patlayıcı üretiminde kullanılan hammaddeler sağladığını iddia ediyor. Ancak bu tesisin doğrudan askeri tedarik sağladığına dair iddialar bağımsız olarak doğrulanmadı. Saldırıların diğer hedefi Yaroslavl'daki petrol rafinerisi oldu. Rosneft ve Gazprom Neft ortaklığındaki tesis vuruldu ve sahada yangın çıktı. Bölge valisi, yoğun drone saldırısının büyük ölçüde püskürtüldüğünü duyurdu. Yaroslavl rafinerisi, Moskova'nın yaklaşık 282 kilometre kuzeydoğusunda konumlanıyor ve yıllık 15 milyon ton ham petrol işleme kapasitesine sahip, bu da günlük yaklaşık 300 bin varillik üretime denk geliyor. Son dönemlerde Ukrayna'nın gübre tesisleri ve petrol altyapısına yönelik saldırılarını artırdığı gözlemleniyor. Bu hamlelerin, Rusya'nın enerji ve tarım emtia gelirlerini sınırlamayı amaçladığı değerlendiriliyor. Saldırıların zamanlaması, küresel gübre piyasası için kritik bir döneme denk geliyor. Azotlu gübre fiyatları iki katına çıkmış durumda, bu durum küresel arzı daraltan unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Rusya, gübre ihracatına kota uygulayarak iç piyasayı koruyor. Üreticilerin kotalar dahilinde ihracata devam etmesi, küresel piyasada sınırlı arzın sürmesini sağlıyor. Genel olarak, Ukrayna'nın altyapıya yönelik saldırıları yalnızca askeri değil, ekonomik sonuçlar da yaratıyor. Gübre ve enerji tesislerinin hedeflenmesi, kırılgan küresel arz zincirlerinde yeni riskler doğuruyor ve tarım maliyetleri ile gıda fiyatları üzerinde baskı artırıyor.




